18 Eylül 2008 Perşembe

Kumaş Oyuncaklar

Ben biraz babaannem gibiyimdir.Evde ne çok çar-çaput var bi bilseniz..Ama küçüklüğümden beri tembel olduğum saklanılmaz bir gerçek. Bakınız artık kumaşlardan ne şaheserler yaratabiliyor insanoğlu. Bize de bunu taktir etmek düşüyor. Resimlerin sahibi işte burada





Hiç Böyle Devekuşu Yumurtası Gördünüzmü

Süslenip püslenip Otantürk adlı sitede görücüye çıkan bu devekuşuyumurtaları , sanatın sınır tanımadığının bir kanıtı gibi.Daha yüzlerce çeşit otantik ürünün, aynı zamanda satışınında yapıldığı sitede benim ençok dikkatimi çekenler bunlar oldu. Herbiri sanki birer tablo kadar eşsiz duruyor.







17 Eylül 2008 Çarşamba

Pratik Mama Sandalyesi

Bundan yaklaşık 1 ay kadar önce Ankamall Migros'ta gezerken, bu süper pratik, portatif, ve kullanışlı ''Mama Sandalyesi''ne rastladım. Bir anda aşık oldum. Tabi kendileri kumaştan yapılmış olduğu için heryere kolayca götürülebilir ve aynından evde de rahatlıkla dikilebilir. İstenildiği zaman katlanıp çantanın bir köşesine tıkıştırıla bilir. Bunu resimlemek için Çınar'cımı konu mankeni olarak kullandım. Nasıl bişey olduğu daha iyi anlaşılsın diye de başka açılardan birkaç kare fotoğraf çektim. Bebek sahibi olan annelere duyrulur..







Bolu-Abant Gezisi..

Önceki haftasonu Bolu Abant'a gitmiştik arkadaşlarımızla beraber. Benim ilk gidişim,hep duyardım oraların çok güzel olduğunu ama kısmet olmamıştı görmek. Nihayet milli oldum.Çok güzel bir Park-restoran da kahvaltı yaptık. Daha çok dağevini hatırlatan dekorasyonu dikkatimi çeken restoranın, sahibi antika ve orjinal eşyalar topluyormuş.
Hemen, hiç yanımdan ayırmadığım makinamı kapıp sağın solun fotoğraflarını çekmeye başladım.Bu güzellikleri kare kare sizlerle paylaşmak istedim:






























En güzelini de en sona sakladım:)

12 Eylül 2008 Cuma

Ahşap Tepsi Çalışmalarım



Üstte duran, günlük kullandığım çay tepsim. Alttaki de Görkemcim'in resmi tamamlama yapılarak dekupe edilmiş , bir hatıra tepsi .Fotoğrafını tepsiye uygulamak isteyenler için bir küçük uyarı benden:
Fotoğraf kağıdı, dekupaj kağıdına göre çok daha kalın olduğu için direk olarak yapıştıramıyorsunuz. Önce resmi inceltmeniz gerekiyor. Bunun içinde tıpkı peçetenin katlarını ayırdığınız gibi resmin de katlarını ayırmanız gerekiyor. Yanlız bu işlem göründüğü kadar kolay değil. Fotoğrafa zarar gelmemesi için çok dikkat etmelisiniz. Fotoğraf yapıştıktan sonraki aşama, resimdeki renklere göre boya hazırlayıp, tepsinin boşlukta kalan kısımlarını boyamak. Tabi eğer biraz resim yada renk bilginiz varsa işiniz daha kolay olacaktır.Uygulamayı düşünenlere kolay gelsin..

Palet Şeklinde Saat Yapımı


Palet şeklinde saat yapmak istermisiniz? Yapamam demeyin, tek tek yapım aşamalarıyla bu saat işte bu sitede.

5 Eylül 2008 Cuma

Tokalara Kılıf

Keçe çalışmalarından ilk defa söz ediyorum.Burda çocuk tokasına keçeden kılıf yaparak hem yenileme hemde çeşitlendirmenin yolunu uygulamalı resimlerle anlatmışlar.




.




















Artık Kumaşlardan Bebek Oyuncağı

Evimizde artan kumaşlardan neler yapmıyoruz ki. İşte bir tane de bebek oyuncağı örneği sizlere. Bu sevimli şeylerle yemek pişirme oyunu oynayabilir, yemek yeme alışkanlığı kazanmasına destek olabilirsiniz. Bakınız burda.

















3 Eylül 2008 Çarşamba

Ben Sobe'yi Yeni Öğrendim

Bloglar arası SOBE mevsimi varmış. Nalan Hanımcım dan öğrenmiş oldum bende.Birkaç blog gezerek nasıl yapıldığına baktım. Şimdi SOBE sırası bende.

1- Blog yazmaya ilk defa nasıl başladınız ?
Arkadaşım vasıtasıyla oldu. http://www.tatari77.blogspot.com/ ''benim gözümden '' adlı blogun sahibi, Tatari nikli arkadaşım (taaa liseden) bana msn den bir hikaye yolladı.Ama hikayenin sadece yarısını... Devamının blogunda olduğunu söyleyince ona ait bir site olduğunu öğrendim. Çok havalı gelmişti bana. Sonra ''bitanede sana yapalım'' deyince hemen atlamışım. Bana bir blog açılışı yaptı. ''Bir Çınar Büyüyor'' adıyla, 03-09-2007 tarihinde ilk yayınımı o yaptı. -Bir Çınar Büyüyor- daha sonra şekil değiştirerek -Her Teli Çalar Oynarım- oldu.Burda biraz pratik yaptıktan sonra da , asıl yapmak istediğim -Boncuk Hanım'ın Atölyesi- ni kurdum.

2-Blog yazılarınızın belli bir çizgide olması için çaba gösteriyormusunuz ?
Elbette gösteriyorum. Her iki blogumunda yazıları için elimden geldiğince seçici ve itinalı davranmaya çalışıyorum. Birinin adının 'Her Teli Çalar Oynarım ' olduğuna bakmayın:)

3- Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyormusunuz ?
Evet diyebilirim herhalde:) Benim evde tek eğlence kaynağım (oğullarımdan sonra) bu bloglar oldu şimdi. Çok uzun süreler bilgisayar başında oturamıyorum ama, bizde bilgisayar sabah kahvaltıdan sonra açılıyor ve yatana kadar kapanmıyor. O yüzden zırt pırt buralardayım.Mini Çınar uyuduktan sonra kendime biraz vakit ayırmak iyi geliyor. Bu yüzdende bazen evişlerini ihmal ettiğimi söyleyebilirim:)

4- Blog yazmak sizin için eğlenceli bir uğraşken, şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladımı ?
Henüz o aşamaya gelmedim ama biraz ağır ve sağlam adımlarla ilerlemekte fayda görüyorum.

5- Blog yazmayı ne kadar sürdüreceksiniz ?
Allah izin verirse bu şekilde gittiği yere kadar ...Bu arada bugün benim blogumun da doğumgünüymüş. Bu SOBE lemece sayesinde farkına vardım. Bende kendi bloguma nice yıllar dileyip kendi kendimi kutluyorum ozaman....

dilekyigit.blogspot.com Asyayaren bende seni sobeledim...

2 Eylül 2008 Salı

Çökelik Küpü Dekor Oldu




Resime küçük yaşlardan beridir ilgim vardı ama geliştirme yoluna gitmeyince ,epeyce köreldi. Bir dönem de bu toprak küpleri boyama merakım vardı. Hem elsanatı hemde resim yapmış oluyordum. Elime geçirdiğim bir çökelik küpünü , üzerine hiyeroglif desenler çizerek bu hale getirdim. Desenleri de okul ansiklopedilerinden çıkardım. Kalıcılığını sürdürmesi ve kolay kolay bozulmaması için yağlıboya kullandım.












Sonunda da böyle dekoratif bir objeye sahip oldum....





Küp Üzerine Rölyef



Yıllar önce kısa bir süre de olsa Çanakkale'de yaşamıştım.Orada sıkıntıdan elsanatları kursuna yazıldım. Sevgili Sabiha Hoca'mı saygıyla anmak istiyorum. Çok güzel meziyetler kazanmama yardımcı olmuştur kendisi. Bu küpü kursta hocamın katkılarıyla yapmıştım. Tabi bu yıllar önceydi ve o zamanlar silikon çok yaygın değildi. Birkaç kişide vardı. Ve bizde yoktu. Biade kabartmaların içlerini ağaç tutkalıyla ve unla yapılmış hamurlarla doldurup kurutuyor duk. Ne kadar eziyetli olduğunu tahmin edersiniz... Ama yine de azmin elimden bişey kurtulmaz bilirsiniz. 'Teşekkür ederim Sabiha Hocam.'

Sepet Süsledim




Evimdeki sepetlerimi süsledim. Birçok kişi nin evinde nereden geldiğini hiç bilmediği bu hasır sepetlerden vardır. Ve çoğunlukla da içi ıvır zıvır dolu olur. Bende de 3 tane var. Daha önce 2 tanesini süslemiştim.Bu da onlardan biri...
Ve bu diğeri..Çeyiz mağzalarında gördüğümüz fırfırlı gelinlik giymiş gibi görünen klasik sepetlerden hiç hoşlanmıyorum. Tarzı daha değişik ve sade olsun istedim.Üzerinde gördüğünüz süslerin hepsini de sıcak silikonla yapıştırdım. Aşağıdaki resimde de üzeri tül kaplı halini görüyorsunuz.
Bir ara evde onlarca minik içki şişelerim vardı. Bu sepetin içine doldurup, Üzerine de bu tülü örtüp uzun zaman kullandım. Ancak biz çok fazla taşındığımız için o şişelerin hepsi biyerlerde kaldı. Sepetim şimdilik boş duruyor.

Görkem Bunları Anasınıfında Yapmıştı


Uzun süredir blogumu ihmal ettiğimin farkındayım. Oyüzden içimdeki rahatsızlığı giderecek bişeyler yapmak istedim. Ve bu Görkemcim'in anasınıfında yaptığı toprak kap ve mum süslemeleriyle başlamak in iyisi diye düşünüyorum...